Ahmet Hamdi Tanpınar Sözleri

Türk şair, romancı ve edebiyat tarihçisi olan Ahmet Hamdi Tanpınar tarafından söylenmiş En Güzel sözlerini değerli takipçilerimiz için bir araya toparladık.

01.03.2022
164
Ahmet Hamdi Tanpınar Sözleri

Ahmet Hamdi Tanpınar Sözleri, Ahmet Hamdi Tanpınar Kimdir, gibi merak ettiğiniz tüm sorularınıza cevap bulacak Bu yazımızı umarım Beğenirsiniz.

Türk şair, romancı ve edebiyat tarihçisi olan Ahmet Hamdi Tanpınar tarafından söylenmiş En Güzel sözlerini değerli takipçilerimiz için bir araya toparladık.

Sayfa İçeriği: Ahmet Hamdi Tanpınar Sözleri, Kısa Ahmet Hamdi Tanpınar Sözleri, En Güzel Ahmet Hamdi Tanpınar Sözleri, Özlü Ahmet Hamdi Tanpınar Sözleri, Anlamlı Ahmet Hamdi Tanpınar Sözleri, Etkileyici Ahmet Hamdi Tanpınar Sözleri, Ahmet Hamdi Tanpınar Kimdir, Bulabilir, beğendiklerinizi Sevdiklerinize Kısa mesaj olarak atabilir veya Sosyal medya Hesaplarınızdan Paylaşabilirsiniz.

Ahmet Hamdi Tanpınar Kimdir

Ahmet Hamdi Tanpınar Kimdir

Ahmet Hamdi Tanpınar (23 Haziran 1901, İstanbul – 24 Ocak 1962, İstanbul), Türk şair, romancı, deneme yazarı, edebiyat tarihçisi, siyasetçi ve akademisyendir. Cumhuriyet neslinin ilk öğretmenlerinden olan Ahmet Hamdi Tanpınar; “Bursa’da Zaman” şiiri ile geniş bir okuyucu kitlesi tarafından tanınmış bir şairdir.

Ahmet Hamdi Tanpınar Sözleri

  • İnsanın sevdiği bir ev olunca, kendisine mahsus bir hayatı da olur.
  • Bu tebessüm onun teninde, kanında, uzviyetinin her tarafında açan bahçelerdi.
  • Valery, sanat eserinde fikir, meyvenin içindeki besleyici gıda gibi erimiş olmalıdır, der.
  • Bir şairin en büyük keşfi, kendi muharririni, iç alemine doğru kendisini götürecek olanları bulmaktır.
  • Kim bilir böyle ısrarla baktığı bu kaldırım taşlarında hayatın hangi parçasını görüyor?
  • Bazı insanların ömrü vakit kazanmakla geçer… Ben zamana, kendi zamanıma çelme atmakla yaşıyordum.
  • Tanpınar’ın sanat eserlerinde bile fikir, arka planda insan hayatını gizliden gizliye idare eden esrarlı kainat gibi derinleşir.
  • Her şey değişebilir, hatta kendi irademizle değiştiririz. Değişmeyecek olan, hayata şekil veren, ona bizim damgamızı basan şeylerdir.
  • Hayatında Nuran da vardı ve o mevcut olduğu için öbürleri, hayat madalyasının öbür yüzünü dolduran bütün karışık çehreler silinmişti.
  • Mümtaz hayatının anlattığımız kısmıyla bir macerası olan adamdı. Bir faciayı, bir roman gibi ve tesirleri daima taze kalacak bir yaşta yaşamıştı.

Kısa Ahmet Hamdi Tanpınar Sözleri

  • Yoksulluğa alıştım, ihtiyarlığa alışamadım.
  • Birbirimizi mi, yoksa Boğaz’ı mı seviyoruz?
  • Bu yaz, bizimdir Mümtaz, her deliliği yaparız.
  • Bu eski sihirbazlar bizi ellerinde oynatıyorlar.
  • Dünya gömlek değiştireceği zaman hadiseler sakınılmaz olur.
  • Kadın her şeyden evvel kendisini gizlemeği bilmelidir; yavrum.
  • Halbuki insan doğduğu günden itibaren mağluptur, şefkate muhtaçtır.
  • Sokrat, akıllı âşık ihtiraslı âşıktan iyidir diyor. Akıl, insanın ayırıcı vasfıdır.
  • Yaşamak, başkaları tarafından muhasara altına alınmak, yavaş yavaş boğulmaktı.
  • Gittin ammâ ki kodun hasretile canı bile, İstemem sensiz olan sohbet-i yârânı bile.

En Güzel Ahmet Hamdi Tanpınar Sözleri

  • O günün hatırası onun hem bağrında saplı hançeri, hem ömrünün som altından bahçesiydi.
  • Kim bilir? Bazı kapıların bize kapalı görünmesi, önünde değil, arkasında durduğumuz içindir.
  • Mümtaz için kadın güzelliğinin iki büyük şartı vardı: Biri İstanbullu olmak, öbürü de Boğaz’da yetişmek.
  • Onun için aşk, hislerin kelimelerle israfı değil, Mümtaz’ın ruhundaki fırtınaya olduğu gibi kendisini teslimdi.
  • ”Ne yapalım Mümtaz; kader istemiyor! Aramızda bir ölü var. Bundan sonra beni bekleme artık! Her şey bitmiştir.” diyordu.
  • Ateş gibi; fakirlik insanı güzelleştirir ve asilleştirir. Fakat sefalet hoyratlaştırır; ruhen sefil eder. İnsanda insanı öldürür.
  • Yaptığı şeyin kötü olduğunu biliyordu. Fakat hüküm vermek istemiyordu. Artık insanlar hakkında hüküm vermekten vazgeçmişti.
  • Hayatımızın bir devrinden sonra başımıza gelen şeylere o kadar hazırlanmış oluyoruz ki, kederimizi kendi içimizde taşır gibi yaşıyoruz.
  • Vücutlarımız, birbirimize en kolay vereceğimiz şeydir; asıl mesele, hayatımızı verebilmektir. Baştan aşağı bir aşkın olabilmek, bir aynanın içine iki kişi girip, oradan tek bir ruh olarak çıkmaktır!
  • Hakikatte Nuran’ın aşkı Mümtaz için bir nevi dindi. Mümtaz bu dinin tek abidi, mabedin en mukaddes yerini bekleyen ve ocağı daima uyanık tutan başrahibi, büyük mabudenin sırrın yerini bulması için insanlar içinden seçtiği fani idi.

Ahmet Hamdi Tanpınar Anlamlı Sözleri

  • Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır… Bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!
  • Zaten az çok bunu kendisi de itiraf ediyordu: ”Bana benzemeyin diyordu. Ben iki yol arasında kalmış bir insanım.”
  • Her cins hadise bir başka türlüsünü davet eder. Demek ki sade ıstıraplarımız, üzüntülerimiz değil, tesellileri, mukavemet çareleri de miraslarımızın arasında.
  • Belki de şahsiyet dediğimiz şey bu, yani hafızanın ambarındaki maskelerin zenginliği ve tesadüfü, onların birbiriyle yaptığı terkiplerin bizi benimsemesidir.
  • Hayat denen bir şey vardı. Paralı parasız insanlar yaşıyorlardı. Kızıyorlar, gülüyorlar, ağlıyorlar, alakadar oluyorlar, seviyorlar, ıstırap çekiyorlar fakat yaşıyorlardı.
  • Hayır, Allah’tan bir şey istemeyecekti artık. Onu kaderiyle veya ömrünün arızalarıyla karşılaştırmayacaktı. Çünkü istediği şey olmazsa kaybı iki misli olacaktı.
  • Vücutlarımız, birbirimize en kolay vereceğimiz şeydir; asıl mesele, hayatımızı verebilmektir. Baştan aşağı bir aşkın olabilmek, bir aynanın içine iki kişi girip, oradan tek bir ruh olarak çıkmaktır.
  • Nereye çağırırlardı? Mümtaz bunu bilseydi, belki bu davete koşardı. Çünkü suyun sesi, aşkın, ihtirasın sesinden kuvvetlidir. Karanlıkta su sesi insanın içindeki ölüm mayasının dilini konuşur.

Ahmet Hamdi Tanpınar Özlü Sözleri

  • Ona göre Nuran, hayatın kaynağı, bütün gerçeklerin annesiydi. Onun için sevgilisine en fazla doyduğu zamanlarda bile yine ona aç görünür, düşüncesi ondan bir lahza ayrılmaz, ona gömüldükçe tamamlığına ererdi.
  • Hayatta her şey sınıf sınıf. Kadınlar da öyle değil mi? Selma Hanımefendi, Nevzat Hanım, Pakize, sonra Pakize’nin kardeşi olduğu halde mesela büyük baldızım… Hepsi ayrı cinsten. Daha niceleri var. Kâinat lâhana gibi, yaprak yaprak, kat kat…
  • Dünyada Fransa İhtilali kadar büyük ve güzel epope azdır. Yirmi, otuz sene içinde beşeriyet, iki bin yıl kendisini idare edecek düsturların hepsini bulmuştur. Fakat başladığı zaman, neticenin sadece bir burjuvazi hakimiyeti ile biteceğini kim bilirdi.
  • Tanpınar’ı onun istediği gibi, dura dura, içlerine sindire sindire okuyanlar, onu sevecekler, yalnız ona karşı değil, bütün sanata, insana ve kainata başka bir gözle bakacaklar, kendilerini ebediyete götüren esrarlı ışıklarla dolu yolda bulacaklardır.
  • Korku… Korku ve insan, korku ve insan talihi, insanın insana hücumu, o hiç yere düşmanlık. Fakat neyi aldatabilirdim, kime anlatabilirdim? İnsan neyi anlatabilir? İnsan insana, hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.
  • Buna mukabil türbe mimarîsizdi ve içinde dört asır hayata yattığı yerden tesir etmiş bir ölü vardı. Duvarlarına, parmaklıklarına eller sürülüyor, dualar ediliyordu. Hastaları iyileştiriyor, ümidi olmayanlara ümit kapıları açıyor, sabır, feragat, tahammül öğretiyordu.
Bu gönderiyi derecelendirmek için tıklayın!
[Toplam: 0 Ortalama: 0]
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.